Gerçek Bal Nasıl Anlaşılır?
Gerçek Bal Nasıl Anlaşılır?

Doğanın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biri olan bal, arıların çiçeklerden aldıkları içerikleri vücutlarında bulunan birtakım enzimlerle işlemesi sonucu oluşur. . Tamamen doğal yollarla elde edilen bu yüksek besin değerine sahip gıda, insan katkısı olmaksızın, çiçeklerin ve arıların işbirliği ile ortaya çıkar. Kahvaltı sofralarından tatlılara, içeceklerden kişisel bakımlarımıza kadar kullandığımız bu mucizevi besin, özellikle son yıllarda sahte üretimi sıkça yapılan bir ürün haline geldi ve markette bal alırken kafamızda soru işaretleri oluşmaya başladı. Haydi hep beraber gerçek bal nasıl anlaşılır öğrenelim!
“Gerçek bal nasıl anlaşılır?” ve “Sahte bal nasıl anlaşılır?” sorularını yanıtlamaya çalışalım…
Gerçek bal kaşıkla alındığı zaman kesintisiz akar.
Buzdolabında yaklaşık bir ay bekleyen balın krem ya da tereyağı kıvamına gelmesinin balın hakiki olduğunu gösterir.
Soğuk havada donma yapmaz ise bal sahtedir.
Zeytinyağının donması gibi kavanozun alt kısımları donma yapar ise hakiki baldır.
Sahte balın rengi biraz daha açıktır, normal balın kokusu yoktur.
Normal balın kıvamı biraz daha katıdır.
Bal şekerle yapılan diğer şerbetlere nazaran çok daha fazla keskindir.
Fazla yendiği zaman genizde hafif yanma yapar. Bu yediğiniz gerçek baldır.
Gerçek balın son kullanma tarihi yoktur, nemden uzak tuttuğunuz vakit balın ömrü 5 bin yıldan fazladır.
Bir bardak sıcak su içerisine konulacak 1 tatlı kaşığı bal suyla hemen etkileşime geçmez; yani suyun içinde hemen dağılmaz.
Gerçek bal, kristalize olur ve donar.
Gerçek, katkısız bal ateşe dayanıklıdır ve kolay kolay yanmaz.
Balı yedikten sonra tadı 15-20 saniye daha damağınızda kalıyorsa, o bal gerçek baldır.
Balın kristalleşmesi hepimiz için merak uyandıran bir konu peki bu konuda uzmanlar ne diyor? Gerçek ham balın uzun yıllar kendisini koruyabilmek için kristalize olma özelliği olduğunu, halk tabiriyle şekerlenerek, sertleştiğini ve donarak kristalize olduğunu biliyor musunuz?
Tarih boyunca doğal bir birçok medeniyet tarafından ilaç olarak kullanılan bal, sofralara kattığı lezzet ve tüketenlere sağladığı faydalarla hayatımızın en gözde şifa kaynağına sahip besinleri arasında gösteriliyor. Özellikle bilinçli tüketicilerin günümüzde artmasıyla aranan bir gıda haline gelen gerçek bal maalesef çokça suistimal edilir hale geldi.
Birçok yerde gördüğünüz ve satılan balların ise gerçek olup olmadığı merak konusu. Balın, raf ömrü en uzun gıdalar arasında yer aldığını ve çam balının hariç gerçek balların kristalleştiğini belirten bal uzmanları ve arıcılılar aslında balın kristalize olduğunu yüzyılladır biliyor. Balın yapısında meydana gelen bu değişiklik balın yüzyıllarca bozulmadan saklanabilen bir gıda olmasını sağlıyor. Gerçek ham balın şekerlenmesinin, kristalize olmasının doğal bir olay olduğu, balın sadece görüntü değişikliğine uğradığı ve bu hale gelen balın sahte veya gerçek olmayan bal olarak adlandırılmasının hiçbir bilimsel dayanağı yoktur.
Balın bir nevi fermantasyona uğrayarak içindeki polenlerin mayalanması ile başlayarak su ve şekerin kristal tanelerine dönüşmesi olarak özetleyebileceğimiz bu süreç, balın türüne, içindeki polen miktarına, balın bulunduğu ortam sıcaklığına göre değişiklik gösterir. Kimi ballar çok hızlı kristalize olurken bazıları geç kristalize olur. Balın kristalize olmasına takılmak yerine kristalize olmayan balı sorgulamak gerekir. Çünkü günümüzde kullanıcıların bu önyargılarını gidermek için, yani balın kristalize olmasını engellemek için bal birçok endüstriyel işleme tabi tutulabilmektedir. Sofranıza gelen bal kristalize olmayacak bir biçimde size sunulabilir. Kristalize olması geciktirilebilir veya hiç kristalize olmayacak hale getirilebilir. Peki bunca işlem bala zarar vermez mi? Endüstriyel işlemler balın değer kaybetmesine sebep olur mu? Bu soruların cevabı maalesef evet.
