Laktik Asit Nedir Kim Buldu?
Laktik Asit Nedir Kim Buldu?
Laktik asit, vücudumuzda enerji üretimi sırasında ortaya çıkan bir organik bileşiktir. Ayrıca süt ve süt ürünlerinde bulunan ve onlara ekşi bir tat veren bir asittir. Peki, laktik asit nedir ve kim buldu? Bu yazıda, laktik asidin keşfi, yapısı, işlevi ve sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi vereceğiz.
Laktik Asidin Keşfi
Laktik asit, 1780 yılında İsveçli kimyager Carl Wilhelm Scheele tarafından keşfedildi. Scheele, ekşimiş sütten elde ettiği bir kristal maddeyi analiz etti ve bunun yeni bir asit olduğunu fark etti. Bu asidi ilk olarak “süt asidi” olarak adlandırdı.
1808 yılında Fransız kimyager Joseph Louis Gay-Lussac, Scheele’nin keşfettiği asidin aynı zamanda şeker fermantasyonu sırasında da oluştuğunu gösterdi. Gay-Lussac, bu asidi “laktik asit” olarak isimlendirdi. Laktik kelimesi, Latince “süt” anlamına gelen “lac” sözcüğünden türemiştir.
1856 yılında Alman fizyolog Justus von Liebig, laktik asidin kaslarda egzersiz yaparken de üretildiğini buldu. Liebig, laktik asidin kas yorgunluğunun nedeni olduğunu ileri sürdü. Ancak bu hipotez daha sonra yanlışlanacaktır.
Laktik Asidin Yapısı
Laktik asidin kimyasal formülü C3H6O3’tür. Üç karbon atomu, altı hidrojen atomu ve üç oksijen atomu içerir. Laktik asit molekülü iki farklı şekilde düzenlenebilir. Bu şekillere “izomer” denir. Laktik asidin iki izomeri vardır: L-izomer ve D-izomer.
L-izomer, doğada en yaygın olan izomerdir. Vücudumuzda enerji üretimi sırasında oluşan laktik asit L-izomerdir. Ayrıca süt ve süt ürünlerinde bulunan laktik asit de L-izomerdir.
D-izomer, doğada daha az rastlanan izomerdir. Bazı bakteriler tarafından üretilir. Bazı gıdalarda koruyucu olarak kullanılır.
L-izomer ve D-izomer arasındaki fark, molekülün üç boyutlu yapısındadır. L-izomerde hidroksil grubu (-OH) karbon atomunun solunda yer alırken, D-izomerde sağında yer alır.
Laktik Asidin İşlevi
Laktik asit, vücudumuzda enerji üretimi için önemli bir rol oynar. Vücudumuzda glikoz adı verilen bir şeker molekülü bulunur. Glikoz, hücrelerimizin enerji kaynağıdır. Hücrelerimiz glikozu oksijenle yakarak enerji elde ederler. Bu sürece “aerobik solunum” denir.
Ancak bazen hücrelerimizin ihtiyacı olan oksijeni yeterince alamayabiliriz. Örneğin, yoğun egzersiz yaparken, kas hücrelerimiz çok fazla enerji harcarlar. Bu durumda, hücrelerimiz glikozu oksijensiz olarak yakmaya başlarlar. Bu sürece “anaerobik solunum” denir.
Anaerobik solunum sırasında, glikozun yarım yamalak parçalanması sonucu pirüvat adı verilen bir molekül oluşur. Pirüvat, normalde aerobik solunumda daha fazla enerji üretmek için kullanılır. Ancak oksijen yetersiz olduğunda, pirüvat laktik aside dönüştürülür. Bu şekilde, hücrelerimiz kısa süreli olarak enerji sağlarlar.
Laktik asit, aynı zamanda bazı bakterilerin metabolizmasında da önemli bir üründür. Örneğin, laktik asit bakterileri adı verilen bir grup bakteri, süt ve süt ürünlerinde laktik asit üretirler. Bu bakteriler, sütün ekşimesine ve yoğurt, peynir, kefir gibi fermente gıdaların oluşmasına neden olurlar. Laktik asit bakterileri, gıdaların bozulmasını önlemek ve besin değerini artırmak için kullanılırlar.
Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı, tedavi, sonuç ve daha geniş bilgi için mutlaka işin uzmanına başvurunuz.
