Nane Yetiştiriciliği ve Üretimi Nasıl Yapılır?
Nane Yetiştiriciliği ve Üretimi Nasıl Yapılır?

BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ VE YETİŞTİRİCİLİĞİ
Botanik yapısı
Tıbbi nane; çok yıllık bir bitki olup sonbaharda genellikle üst aksamı kaybolur ve ilkbaharda yeniden sürer. Tıbbi nane uzun gün bitkisidir. Ana kökleri rizom şeklindedir, saçak kökler gelişmiştir. Köklerin büyük bir bölümü toprağın ilk 20-30 cm’lik kısmında yer alır. Saçak kökler 80-100 cm derine inebilir. Bakım şartları ve çeşide göre gövde 30-80 cm boy yapabilir. Gövde yeşil ve morumsu renklidir. Maksimum uzunluğa ulaşan gövde sürgün ucunda çiçek oluşturarak gelişimini durdurur. Gövde boğumları üzerinde yapraklar karşılıklı dizilirler. Genelde uçları sivri ve kenarları hafif dişlidir. Çeşitlere göre düz veya kıvrık olabilir. Bitkinin değerlendirilen kısmı yüksek miktarda eterik yağ içeren yapraklardır. Bazı tiplerde yapraklar hem alt hem de üst yüzeylerinde hafif tüy taşırlar. Çiçekler gövdenin ve yan koltuk sürgünlerinin ucunda oluşur. Bir çiçek 4 adet yeşil renkli çanak yaprak taşır. Taç yapraklar mor erguvan renkte ve boru şeklinde olup uç tarafta 4 parçalı hale gelmişlerdir. Erkek organlar 4 adet olup oldukça uzun saplıdır. Çiçeğin ortasında yer alan dişi organ erkek organlardan daha uzun bir dişicik borusu taşır ve dişicik tepesi iki parçalıdır. Çiçekleri yüksek oranda yabancı döllenme gösterir. Tozlanma ve döllenmede arılar büyük rol oynar.
İklim ve Toprak istekleri
Tıbbi nane yıllık yağış miktarı 1000 mm den yüksek yerlerde ve subtropik ve ılıman iklim bölgelerinde yetişir. Yağışların yeterli ve dağılışının da düzenli olmasını ister. Devamlı bulutlu havalardan çok, güneşli ve az bulutlu havalardan hoşlanır.
Nane, pratik olarak toprak pH’sı 4,5-8,3 arasında olan her türlü toprakta yetişebilir. Fakat toprağın normal düzeyde nem içermesi şarttır. Genellikle kumlu-tınlı, kireççe fakir, nötr ve zayıf alkali, organik maddesi yüksek ve nispeten tuzlu topraklarda da yetişmektedir. Taban suyu yüksek olan yerlerde ve sulanabilen kurak bölgelerde yetiştirilmesi mümkündür. Çok asitli topraklar, ekimden önce kireçlenmelidir. Nanenin yetişmesi için uygun olan topraklar sebzelerin yetiştirilmesinde de kullanılan, iyi drene olmuş topraklardır. Bu topraklar, kuvvetli ve hızlı gelişmeyi sağlayan besin elementlerini içerirler.
Üretim Tekniği
Tıbbi nane çok yıllık ve otsu yapıda olan aromatik bir bitkidir. Hem toprak altında hem de toprak üstünde çok sayıda sürgün meydana getirir. Tıbbi nanenin genel olarak üretim materyali sürgünlerdir. Tıbbi nane bitkileri melez bitkiler olmasından dolayı asıl üretim materyali gövde çelikleri ile toprak üstü ve toprak altı sürünücü gövdeleridir. Bitkiden alınan çelikler ilkbaharda veya sonbaharda direkt dikim yapılabileceği gibi, köklendirilmiş çelikler (bitki gövdesi 2-3 boğum içeren çelikler ya da sürünücü gövdelerden 5-10 cm) viyollere veya fide yastığına dikilir. Köklenmesi için hormona ihtiyaç yoktur. Köklenen çelikler tarlaya dikilir.
Nanenin dikim zamanı ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Ilıman bölgelerde sonbahar, kışı sert geçen bölgelerde ise ilkbahar dikimi tavsiye edilmektedir. Ancak dikim yılında yeterince ürün almak için ilkbahar dikimlerinde geç kalınmamalıdır.
Nane çelikleri 30-90 cm sıra arası ve 15-45 cm sıra üstü mesafe ayarlanarak dekara 5.500 ila 7.500 bitki dikilir. Dikim aralığını belirlemede, çeşit özelliği, toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı etkilidir. Toprak ve iklim unsurlarına bağlı olarak üretim alanında yaklaşık 3 ila 5 yıl ürün alınabilmektedir. Nane bitkisinden en iyi verim ikinci yıldan itibaren alınmaktadır.
Tescilli Çeşitler:
Tıbbi nanede Ülkemizde tescilli çeşit bulunmamaktadır
Sulama
Nane, büyüme mevsiminde suya ihtiyaç duyar. Çoğunlukla sulanarak yetiştirilir. Genellikle mayıs ayından itibaren toprak özellikleri dikkate alınarak 1-2 haftalık sürelerle sulama yapılmalıdır. Sulamada yağmurlama ve damlama sistemi kullanılabilir.
Gübreleme
Nane dikimi yapılacak toprak 12 kg/da fosfor, 50 kg/ da potasyum içermelidir. Toprak analiz sonuçları bu değerlerin altında ise dikim yapılmadan gübreleme yapılmalıdır. Nane 1 dekar alandan 5-8 kg N, 1.5-3 kg P2 O5 , 5-15 kg K2 O, 4-6 kg CaO, 3 kg MgO kaldırır. Gübreleme verimi arttırır. Toprağın organik madde takviyesinin yapılması için iyi yanmış ahır gübresi (2-3 ton/da) kullanılmalıdır.
Yabancı Ot Mücadelesi ve İlaçlama
Yetiştiricilik yapılan alanlarda sıra araları sık sık çapalanarak, yabancı otların gelişmeleri önlenir. Taban ve ağır topraklarda ve iyi hazırlanmış tarlalarda çapa işleri daha da önem kazanır. Eğer sıra aralarının kapanmaması istenirse, her biçimden sonra sıra araları, kazayağı veya frezelerle işlenmelidir. Bitki, tarlayı iyice kapattığında, yabancı otlar elle alınmalıdır. Ülkemizde tıbbi nane yetiştiriciliğinde kimyasal mücadelede kullanılacak ruhsatlı bir herbisit bulunmamaktadır. Yabancı ot mücadelesi elde edilen ürünün kalitesini ve miktarını doğrudan etkilemektedir.
Hasat ve Verim
Tıbbi nane çiçeklenme başlangıcında hasat edilir. Ülkemizde nanenin çiçeklenmesine pek müsaade edilmez. Bir yılda toprak seviyesinden birkaç cm yukarıdan olacak şekilde 2-3 biçim yapılır. Hasat ekim alanının genişliğine göre; orak, tırpan, çayır biçme makinası ile yapılabilir. Çiçeklenmenin hemen önceki devresinde, etken madde oranları en yüksek seviyededir. Çok güneşli uzun gün ile uzun büyüme mevsimi, erken çiçeklenme ve yüksek yağ verimi üzerinde etkili olmaktadır. Bu nedenle, böyle yerlerde nane, çiçeğinin en bol olduğu devrede toplanmalıdır. Ağustos-Eylül aylarının ortasına kadar hasada devam edebilmektedir. Fazla yağış üründe yağ miktarını azalttığı için toplama işlemi, yağışlardan önce yapılmalıdır. Genel olarak tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat edilen bitkilerin kurutulması içermiş olduğu etken maddelerin miktarlarının korunması açısından önemlidir. Biçimden sonra 1-2 gün kuruyuncaya kadar gölge bir ortamda ve hava akımı olan bir yerde sererek yapılan kurutmadır (35°C). Kurutulduktan sonra bitkilerde nem oranı %8 olmalıdır. Kuruma oranı 7- 8:1’dir. Kurutulmuş nane droğu, kuru, havalanabilir yerlerde, pazarlanıncaya kadar saklanır. İyi muhafaza edilmeyen nane, nemden dolayı küflenip bozulur. Bitkinin yetiştiği çevrenin iklim koşulu, gün uzunluğu, sıcaklık, gece gündüz sıcaklık farkı, ışık yoğunluğu gibi faktörler uçucu yağ sentezinde etken madde değerlerini etkilemektedir. Araştırma çalışmalarında Mentha piperita’nın uçucu yağ bileşeninin iklim faktörlerinden etkilendiği ve bunun koenzim NADPH2 miktarı ile ilgili olduğu belirtilmiştir. Gün uzunluğu, sıcaklık, ışık yoğunluğu, ve gece gündüz sıcaklık farkı gibi koşulların NADPH2 miktarı ile beraber pulegonun, menton ve mentole dönüşümünü hızlandırdığı ve optimum koşullarda ise ana bileşenlerin yüksek oranlarda çıktığı belirlenmiştir. Uçucu yağ bileşenleri çevre koşullarına göre değişiklik göstermektedir. Tıbbi nane de verim ile ilgili çalışmalar çeşide, iklim ve toprak yapısına göre çok değişiklik göstermektedir. Değişik zaman ve üretim parsellerinde yapılan araştırmalar çerçevesinde sulama ve bakım koşulları da dikkate alınarak yıllık ortalama yeşil herba veriminin 1.000-4.000 Kg/dekar arasında değiştiği görülmektedir.
Hastalık ve Zararlılar
Çok sayıda hastalık ve zararlı nane bitkisinde zarar yapabilir. Bu zararlar, doğrudan yağ verimi ve kalitesi üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Bunlardan bazıları;
• Nane pası (Puccinia menthae)
• Yaprak lekesi (Septoria menthae)
• Külleme (Erysiphe galeopsidis)
• Verticillum solgunluğu (Verticillium dahliae kleb)
• Nane yaprak biti (Ovatus crataegus)
• İki noktalı kırmızı örümcek (Tetranychus urticae
Koch)
• Kök-ur nematodu (Meloidogyne hapla chitwood)
Nane pası; yapraklardaki turuncu renkli püstüller
(spor yatakları) hastalığın tipik belirtisidir. Hastalık etmeni fungus, kışı bitkinin stolonlarında veya hastalıklı
bitki artıklarında geçirir. Stolonlar baharda kalınlaşır ve şekil bozuklukları görülür. Yazdan sonbahara kadar yaprakların alt yüzeyi ve bitki gövdesi tipik olarak sarı/koyu kahverengi püstüller ile kaplanır. Hastalıkla enfekteli bitkiler solar, bükülür ve en sonunda kurur. Nanede pas hastalığı ile mücadelede kültürel önlem olarak bitki artıkları üretim alanından uzaklaştırılmalı, yaşlı yapraklar yakılarak veya kurutularak ortadan kaldırılmalıdır. Hastalık ile bulaşık olmayan üretim materyali kullanılmalıdır.
Verticillium Solgunluğu (Verticillium dahliae kleb); hastalık etmeninin devamlılığını sağlayan mikrosklerot adı verilen yapıların, nane bitkisi köklerini enfekte etmesi ile hastalık başlar. Fungus vasküler sistemde ve gövdede yayılır. Küçük kıvrık tepe yaprakları olan bodur bitkiler gelişir. Bitki yaprakları sarı/kahverengi renk alır. Bitkiler alttan itibaren yukarıya doğru ölür. Nanede verticillium solgunluğu ile mücadelede, hastalık belirtisi görülen bitkiler uzaklaştırılmalı, yakılarak imha edilmelidir. Kimyasal mücadelesi yoktur.
Külleme (Erysiphe biocellaris); hastalığın ilk belirtileri toprak yüzeyinde oluşan küçük beyaz nokta şeklindeki lekelerdir. Nane küllemesinde yapraklardaki lekeler hızla çoğalarak birleşir ve pudramsı fungal örtü tüm yaprağa ve sapa yayılır. Oluşan fungal örtü asimilasyon alanlarını kaplayarak bitkinin gelişimini engeller. Bunun sonucunda bodurlaşma, çiçek oluşumunda azalma ve yapraklarda ölüm görülür. Nanede külleme hastalığı ile mücadelede kültürel önlem olarak bitkinin sağlıklı gelişimi için gerekli bakım koşulları sağlanmalıdır. Tıbbi ve aromatik bitkilerde en çok üzerinde durulması gereken konu, üretimin organik veya iyi tarım yöntemleri ile yapılmasıdır.
