Yeşil Irmak Ova ve Deltaların Anası
Yeşil Irmak Ova ve Deltaların Anası

Sivas’in kuzeyinde Suşehri sınırları içinde kalan Kösedağ eteklerinden doğan Yeşilırmak, yolculuğu boyunca üç çayla (Çekerek, Tersakan ve Kelkit) birleşir ve iyice güçlenir. Turhal’dan (Tokat) sonra geniş bir boğazı aşıp Amasya’dan geçen Yeşilırmak, yan derelerin beslemesiyle büyür ve Canik Dağları’nı geçerek Çarşamba Ovası’na varır, ardından Samsun sınırları içindeki bu noktadan Karadeniz’e karışır.
Çarşamba Ovası da Yeşilırmak’ın getirdiği alüvyonların denizi doldurmasi sonucunda oluşmuştur. Kaynağından çıktıktan sonra Tokat, Amasya ve Samsun illerinden geçen Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 kilometreyi buluyor.
Eski Amasya nehrin yamaçlarında kaya üzerinde kurulmuşken, bugünkü Amasya’nın bir kısmı Yeşilırmak’ın taşıdığı alüvyonlar üzerinde bulunuyor. Alüvyon üzerindeki binalar depremsellik açısından da ciddi risk taşıyor. Nehirde büyük taşkınların olmamasının ana nedeni, suyun akış kesitinin daraltılmadan, olduğu gibi bırakılması olabilir. Ancak bu, ileride sel olmayacağı anlamına gelmiyor. Nehir üzerindeki büyük barajlar sedimanları tuttuğu için Karadeniz’in en büyük deltası olan Yeşilırmak Nehri Deltası da küçülmeye başlamış. Delta, Çarşamba ve Terme ilçelerinde toplam 90 bin kilometrekarelik alan kaplıyor. Delta çökelleri üzerine kurulan Çarşamba sik sık su baskınlarına uğruyor. Diğer yandan, içinden geçtiği yerleşimler ne yazık ki Yeşilırmak’ı sürekli kirletiyor, zaman zaman toplu balık ölümleri de gözleniyor.
Deltadaki göller de insan faaliyetleri yüzünden zarar görüyor. Örneğin geçmişte toplam bin 900 kilometrekarelik alana sahip Akgöl ve Simenlik, tarım faaliyetleri nedeniyle iyice küçüldü ve geriye 200 kilometrekarelik sulak alan kaldı. Yoğun saz kullanımı da sazlıklarda kuluçkaya yatan kuşlara zarar veriyor.
